HAKKIMIZDA

İçerik Resim

Bingöl, Doğu Anadolu Bölgesi'nin merkezinde, ana yolların kesişim noktasında yer alıyor. Türkiye'nin nüfus artışı da göz önüne alındığında ana ticaret yollarının kesişiminde yer alan Bingöl, sosyo-ekonomik açıdan daha da önemli bir noktaya taşınacak. Bingöl'ün sosyo-ekonomik önemi derin bir tarihi geçmişe sahip. Örneğin; Urartular tarafından 2800 yıl önce inşa edilen dünyanın ilk kara yolunun ayakta kalan kesimi Bingöl ile Elazığ illeri arasında ve Bingöl, Akdeniz Havzası tarihsel dönem obsidyen ticaretinin önemli kaynak alanlarından bir tanesi.

Bingöl jeolojik olarak da bir kavşak noktasında yer alıyor. Dünya'nın iki önemli transform levha sınırı olan Doğu ve Kuzey Anadolu Fay Zonları Bingöl'de kesişmekte. Arabistan Levhası'nın Avrasya Levhası'na çarptığı, Kahramanmaraş'tan, Basra Körfezi'ne kadar uzanan büyük bindirme kuşağının bir kısmı da Bingöl içerisinde. Batı Asya'nın en önemli su kaynakları olan Fırat ve Dicle'nin akaçlama havzaları da Bingöl ve çevresini sarıyor (yukarıdaki şekil Montezari vd., 2023'ten değiştirilmiştir; https://doi.org/10.1016/j.scitotenv.2022.159751).

Bingöl'ün jeopolitik önemi bunlarla sınırlı değil. Bingöl ve çevresi zengin jeotermal-maden kaynakları, verimli tarım havzaları, endemik fauna ve florası ile bir açık hava doğa bilimleri laboratuvarı.

Bingöl'ün özel jeolojik konumu Türkiye'de gerçekleşen doğa kaynaklı afetlerin (deprem, çığ, heyelan, sel vb.) önemli bir kısmının Bingöl sınırları içerisinde gerçekleşmesine neden oluyor. AFAD, sadece 2024 yılında Bingöl il sınırları içerisinde 1800'e yakın deprem gerçekleştiğini bildirdi. Hem Doğu hem de Kuzey Anadolu Fay Zonları'nın Bingöl İli sınırları içerisinde kalan kesimleri büyük sismik boşluklar olarak depremlerini bekliyor. Bu nedenle hem Bingöl hem de çevre illerde sismik tehlike ve risk çalışmalarının yapılması, bu çalışmalar yapılırken çevre sağlığı, doğal kaynakların korunması ve araştırılması gibi konuların yeni ve sürdürülebilir ekonomik gelişim olanakları ile birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Bingöl'ün bu özellikleri nedeniyle ve 2007 yılında kurulan Bingöl Üniversitesi'nde yer bilimleri ilgili bölümlerin bulunmaması, doğa bilimleri ile mühendislik çalışmaları ve bu çalışmaların toplumla etkileşiminin sağlıklı olarak kurulabilmesi için Bingöl Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Doğal Afet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin 2019 yılında kurulması zorunluluğu doğurdu.  

Merkez her türlü doğal afet tehlike ve riski konularında çalışmalar yürütüyor. Bununla birlikte Merkezin yenilenebilir ve konvansiyonel enerji kaynakları hakkında araştırmalar yapmak, yer altı suyu araştırmaları yapmak, atık yönetimi, yer altı kaynaklarının korunması konusunda araştırmalar yapmak ve bu çalışmalardan elde edilen verilerin yönetilmesi amacıyla veri tabanları hazırlamak gibi diğer belli başlı amaçları da bulunuyor.

2024 yılı itibariyle Bingöl Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Doğal Afet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi çeşitli disiplinlerden (jeoloji, coğrafya, inşaat mühendisliği, mimarlık, bilgisayar mühendisliği, elektrik ve elektronik mühendisliği, çevre mühendisliği, sosyoloji, peyzaj mimarlığı, psikoloji) 23 uzmanın bir araya geldiği çok disiplinli bir Merkez halini aldı. Farklı disiplinlerden uzmanlar Merkez çatısı altında tartışıyor, projeler geliştiriyor, yeni bilimsel ve teknik sorular tespit edip bu soruların çözümüne dair cevaplar arıyor.

Merkez 2024 yılı itibariyle 1 adet TUBİTAK 1001 projesi yürütüyor, 2 adet TUBİTAK 1001 projesinde, 1 Adet AFAD-Ulusal Deprem Araştırma Programı projesinde araştırmacı kurum olarak yer alıyor. Bunun yanında Merkez, Bingöl Valiliği, Bingöl Belediyesi, AFAD,  Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı gibi kurumlarla görüş alış verişinde bulunarak bilim ile kamu yönetiminin ve kamunun buluşmasına yardımcı oluyor. 

Merkez araştırıcıları yıkıcı 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında oluşan 300 kilometre uzunluğunda fay kırığı üzerinde çalışmalar yürüterek, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görevlendirmesi doğrultusunda 2023 depremlerinden etkilenen şehirlerde 10.000’den fazla bina için hasar tespit çalışmaları yapmıştır. 

Bingöl Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Doğal Afet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, AFAD tarafından yürütülen Bingöl İli Risk Azaltma Planının geliştirilmesinde çalışmış ve hali-hazırda bu planın uygulanması sürecinde Gözlemci ve Denetleyici kurum pozisyonundadır. Merkez aynı zamanda AFAD'ın kurduğu Üniversitelerin Afet Yönetimi Merkezleri Platformu'nun (AYMEP) üyesidir.

Bingöl Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Doğal Afet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi, şu günlerde uluslararası iş birlikleri ile projeler geliştirmekte, gerek afet dayanıklı şehirler gerekse de jeoturizm alanında çeşitli çalışmalar yürütmektedir. 

Merkezimiz ulusal ve uluslararası iş birliklerine açık, çok disiplinli projeler ve çalışmalar gerçekleştirme konusunda hevesli genç bilim insanlarından oluşmaktadır.

Dr. Kenan AKBAYRAM (BÜ-EÇDAM Müdürü)

 

 

İçerik Resim