JEOSİT VE JEOPARK ÇALIŞMA GRUBU

İçerik Resim

Jeosit ve Jeopark Çalışma Grubu, Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde oluşturulmuş bir disiplinler arası çalışma grubudur. Bu grubun temel amacı, Türkiye'nin değişik yerlerinde ve özellikle Bingöl'de bulunan doğal ve kültürel zenginlikleri araştırarak bunların jeosit ve jeopark potansiyellerini ortaya koymaktır. Jeeoparklar konusunda bazı temel kavramların bilinmesi önemlidir. Bunlar, jeosit, jeomiras, jeoturizm ve jeoparktır. 

Jeosit: Yerkabuğunun evrimine ilişkin önemli bir olayı, süreci veya sonucu temsil eden kayaç, fosil, yer şekli, mineral topluluğu, yapı, doku vb. özellikleri ve bunların bulunduğu yerleri ifade eder. Örnek olarak bir kıvrım, fay, mağara, peribacası, şelale, akarsu taraçası, volkan konisi veya belirli bir kayaç grubu verilebilir.Jeositler, jeolojik geçmişin belgeleridir ve yok olduklarında asla yerine konulamazlar. Tahrip edildiklerinde Dünya’nın geçmişinden, hafızasından bir zaman dilimi silinmiş olur.

Jeomiras: Yok olma tehdidi altında olan, korunması ve mutlaka bilinmesi gerekli jeositlere denir.

Jeoturizm: Kısmen veya tamamen doğayı, jeomirası ve jeositleri inceleme amaçlı olarak gerçekleştirilen ziyaret ve gezi faaliyetleridir.

Jeopark: Aynı veya farklı türden jeomiras ve jeositlerin topluca bulunduğu, yaya gezme mesafesinden küçük olmayan, ziyarete açık, idaresi kurulmuş, özel doğa koruma alanlarıdır. Jeopark; nadir, estetik, bilimsel ve ekonomik anlamda değer taşıyan jeolojik, jeomorfolojik, biyolojik ve kültürel miras unsurlarının birlikte bulunduğu doğal alanların eğitim, araştırma, turizm ve ekonomik amaçlı olarak düzenlenmiş halini ifade eder. Jeoparklar, yerkabuğunun geçmişine ait çok sayıda belge (jeosit) bulundurdukları için bilimsel değerleri yüksektir. Bu belgeleri görmek isteyeceklerin hedefi ve ziyaret yeri olmaları dolayısıyla da jeoturizm potansiyeli taşırlar. Özetle jeoparklar araştırma, ekonomi (turizm) ve eğitim amaçlı olarak kullanılabilen yeryüzü parçalarıdır. Bu nitelikleri nedeniyle BM ve UNESCO tarafından teşvik edilmekte olup, aynı amaçla kurulmuş Avrupa Jeopark Ağı ve Dünya Jeopark Ağı bulunmaktadır. Çeşitli ülkelerin bu ağlara katılım istekleri hızla artmaktadır.

Avrupa Jeoparklar Ağı, 2000 yılında dört Avrupa ülkesinin katılımıyla (Fransa, Yunanistan, Almanya, İspanya) kurulmuştur. Kurum Avrupa sınırları içerisindeki jeoparkların tescili ve koordinasyonundan sorumludur. UNESCO Küresel Jeopark Ağında  48 ülkeden 213 Jeopark bulunmaktadır. (Yunanistan’da 9, İran’da 3)

Jeoparklar ve Jeoturizmin Önemi-Faydaları

1.Jeoturizm, yerel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayarak iç göçü önler.

2.Jeopark, insanları doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı hakkında bilgilendirir, doğal kaynaklara, çevreye ve peyzaj bütünlüğüne saygılı davranmayı teşvik eder.

3.Jeoparklar, bilimsel temelli doğa eğitimi için açık hava laboratuvarı niteliğindedir.

4.Jeoparklar akademik enstitüleri, yer bilimlerinde aktif bilimsel çalışmalar yapmaya teşvik eder.

5.Jeoparklar, doğal ve kültürel zenginliklerin yöre halkı tarafından korunmasını sağlar.

6.Jeoparklar, halen uluslararası düzeyde en çok talep gören program olup, UNESCO’nun prestij listesidir.

7.Jeoparklar kültür-tarih-doğa-insan bütünleşmesini esas alır.

8.Bölgenin ulusal ve uluslararası tanınırlığına katkı sağlar.

9.Turizm faaliyetlerini ve turist profilini çeşitlendirir.

10.Yöre halkında ve ziyaretçilerde “koruma” bilincini geliştirir.

11.Rehberlik hizmetleri ile iş olanaklarını artırır.

BÜ-EÇDAM Jeosit ve Jeopark Çalışma Grubu Doç.Dr. Kemal KIRANŞAN, Doç. Dr. Fatma KÜRÜM VAROLGÜNEŞ, Dr. Gonca ÖZER YAMAN, Dr. Vedat AVCİ ve Dr. Kenan AKBAYRAM'dan oluşmaktadır. 

Güncel bir gelişme olarak 16.12.2024 tarihinde Doç. Dr. Kemal Kıranşan , Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde hazırladığı "Bingöl İlinin Jeopark Potansiyelinin Araştırılması" isimli proje önerisini, Bingöl Belediye Başkanı Erdal ARIKAN ve Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Erdal ÇELİK'e sunmuştur. 

Proje, Bingöl ilinin doğal ve kültürel zenginliklerini, jeopark kapsamında araştırıp ortaya koyarak, bölgedeki turizm potansiyelini artırmayı hedeflemektedir. Bingöl’ün turizm gelirlerinin Türkiye ortalamasının oldukça altında olması ve çevre illere kıyasla turizmde geri planda kalması, projenin hayata geçirilmesindeki gerekliliğini ortaya koymaktadır. Proje kapsamında, Bingöl’ün jeolojik, jeomorfolojik, hidrografik, tarihî ve arkeolojik özelliklerinden kaynaklanan değerler, multidisipliner bir ekip tarafından 3 yıl süresince araştırılacak ve bu araştırmalar sonucu belirlenen jeosit (doğal alan) ve jeomiras (doğal miras) değer taşıyan unsurlar, Bingöl’ün ulusal nitelikli bir jeopark alanına dönüştürülmesinde temel olacaktır. Ayrıca, bu alanlarda peyzaj düzenlemeleri, çevre koruma önlemleri, ulaşım ve altyapı hizmetleri sağlanarak, bölge ulusal ve uluslararası turizme kazandırılacak. Gerekli şartlar sağlandığında, Bingöl Jeoparkı’nın UNESCO tarafından tescillenmesi de hedeflenecektir.

Projenin, Bingöl ilinin turizm gelirlerini artırırken, aynı zamanda bölgenin ulusal ve uluslararası tanınırlığını da yükseltmesi beklenmektedir. Ekonomik kalkınma ve istihdam alanlarına da önemli katkılar sağlaması beklenen Bingöl Jeopark Projesi, bölge halkında, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve korunmasına yönelik farkındalık yaratacaktır.

 

ÇALIŞMA GRUBUNUN YAYINLARI:

KIRANŞAN, K., 2022,  Ergani İlçesinin Jeopark Potansiyeli. Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 23(1), 226- 248.  http://busbed.bingol.edu.tr/tr/pub/issue/69631/1034637  

KIRANŞAN, K., ŞENGÜN, M.T., 2017, Karahasan Lav Tüneli'nde (Muş-Malazgirt) Buz Oluşumları, ZfWT Vol. 9, No. 2, 165-181. Full Text Online (PDF)

AVCİ, V., KIRANŞAN, K., 2017, Ender Rastlanan Jeomorfolojik Bir Miras: Oğuldere (Bingöl) Volkanik Gaz Tüpleri (A Rare Geomorphological Inheritance: Volcanic Gas Segregation Pipes In Oğuldere (Bingöl), Uluslararası Jeomorfoloji Sempozyumu, 12-14 Ekim 2017, Elazığ,

AVCİ, V. KIRANSAN, K., (2023). Oğuldere (Buban) Peribacalarının (Bingöl) Dağılımında Jeomorfolojik Faktörlerin ve Bitki Örtüsü Özelliklerinin Etkisi, Bingol Universitesi(26), 364-386., Doi: 10.29029/busbed.1330135 (Yayın No: 8795735).

KIRANSAN, K.,  (2023). Bingöl İliinin Jeopark Potansiyeli, İnternational Asian Congress on Contemporary Sciences, (Tam Metin Bildiri, Sözlü Sunum).

KIRANŞAN, K., (2023), Gelincik Dağı (Çermik-Diyarbakır) Peribacaları ve Doğal Ortam Özellikleri, Eğitim Yayınevi, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimlerde Güncel Arastırmalar I, Sayfa Sayısı 440, ISBN:978-625-430-703.

KIRANŞAN, K., (2023), Çermik Şelaleleri (Diyarbakır) ve Doğal Ortam Özellikleri, ğitim Yayınevi, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimlerde Güncel Arastırmalar XI, Sayfa, 211.

AVCİ, V., 2019, Kalkanlı Şelalesi (Bingöl) ve Turizm Potansiyeli, Uluslararası Arıcılık Araştırmaları ve Kırsal Kalkınma Stratejileri, 11-13 Ekim 2019, Bingöl

AVCİ, V., 2021,Kalbin Mağarası (Dicle-Diyarbakır) ve Turizm Potansiyeli, 5. Uluslararası Batı Asya Turizm Araştırmaları Kongresi, 24-25 Eylül 2021, Van-Türkiye.

AVCİ, V., 2022, Bir Jeomorfosit Olarak Ambar Çayı Kanyonu (Hani- Diyarbakır), VI. International West Asia Congress of Tourism Research, 16-18 June, Tbilisi, Georgia.

AVCİ, V., AKTAN, E., 2023, Çermik İlçesi’nin (Diyarbakır) Jeopark Potansiyeli, 7TH  INTERNATIONAL WEST ASIA CONGRESS OF TOURISM RESEARCH, 8-10 JUNE 2023, SKOPJE, NORTH MACEDONIA.

ÖZEN, N., KÜRÜM VAROLGÜNEŞ,  F. (2018), “Assessment of  Thermal Tourism Facilities (TTFs) from the Perspective of Ecological Architecture-The case of Eastern of Turkey”.  Online Journal of Art and Design, 6(5),360-380 (DAAI)

KÜRÜM VAROLGÜNEŞ, F., Özen N. (2013).  Sürdürülebilir Turizmin Gelişiminde Termal Kaynakların Değerlendirilmesi, Bingöl Örneği. 3. Uluslararası Bursa Su Kongresi ve Sergisi,(Tam Metin Bildiri/Sözlü Sunum).

ORAL, M., ÖZER, G., (2017). Problematic of Conservation of Beysehir’ Cultural Heritage and It’s Uses for Tourism Purposes. 2.Uluslararası Beysehir ve Yöresi Kongresi, 447-447. (Özet Bildiri/Sözlü Sunum)(Yayın No:4239337)